3 Ağustos 2013 Cumartesi

KADİR GECESİ

KADİR GECESİ içersinde ki bir Zaman Diliminde uygun Astrolojik etkilerin Oluşumu neticesi Yeryüzüne ulaşan Yüksek Frekanslı Kozmik IŞINLAR, Alıcı Frekansları AÇIK kişilerin Beyinlerindeki (Epifiz) Nöronları Tetikleyerek, Bu kişilerin Bilincinde Yeni bir AÇILIM meydana getirir ve bunun Sonucunda da Kişi, Aslında ÖZ'ünde olup da O An'a kadar kendisine KAPALI kalmış olan Yüksek Frekanslı Dalgaları DEŞİFRE ederek Ulaştığı Farkındalıkla Bir An'da Evrensel SİSTEMİ okumaya başlar.

http://kozmikfrekans.blogspot.com/2012/08/yeni-bir-bilince-dogus-kadir-gecesi.html

6 Eylül 2012 Perşembe

Ruhumun mağaraları hakkında ne söyleyebilirim? 
Başımı dinleyecek başka bir yer bulamazsam ruhumun mağaralarına çekiliyorum. 

Eğer bu mağaralara girecek cesareti bulan insanlar olursa, orada sadece bir insanın dizleri üstünde ettiği duaları bulacaktır… 

Khalil Gibran



Önümde dursan ve bana baksan; içimdeki acılar hakkında ne bilebilirsin ki; ben seninkiler hakkında ne bilebilirim ki? 
Ve ayaklarına kapanıp ağlasam ve anlatsam; sana cehennemin sıcak ve korkunç olduğunu anlatsalar; benim hakkımda cehenneme ilişkin bildiklerinden daha fazla bilecek misin? 



Bu yüzden bile biz insanlar cehennemin kapısının önündeymişiz gibi birbirimizin karşısında o kadar saygılı, o kadar düşünceli, o kadar sevgiyle durmamız gerek.
Franz Kafka


Öyledir sevgilim
Uzaklar ayaklanır
Yakın uzaklaştıkça
Her mevsimden dili vardır
Bütün zamanlarda
Ayrılık aşkın önünde yürür.

Şükrü Erbaş

4 Eylül 2012 Salı

‎''...Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?


Karanlıktan korkuyorum patron lütfen ışığı kapatma…''

- Michael Clarke Duncan - 
Yeşil Yol – The Green Mile (1999)

Ünlü Aktör Yaşamını Yitirdi.

Yeşil Yol filminde John Coffey karakterini canlandıran dev adam Michael Clarke Duncan hayatını kaybetti.

Tüm sessiz harflerimi  gecemin bohçasına kundakladım ,

Elimde bir Elif bir de Ay'ın yüzü kaldı ..

Deniz ;sabaha ılık vuran kıyılarda nazlandı ,

Ağaçların tüm yaprakları sanki o yıldızdandı ...

Güneş doğunca bir bir üfleyip söndürdüm onları ,

Artık Yer ; kendinden kendine sessizce ışıklanandı ...

Nurmaris

3 Eylül 2012 Pazartesi

Bilgi Ağacı Humberto R. Maturana & Francisco G. Varela


New York'ta Bronx Hayvanat Bahçesi'nde primatlara ayrılmış özel bir bölüm vardır. Orada şempanzeleri, goriller ile Yeni ve Eski Dünya'dan gelen pek çok maymunu görebiliriz. Ne var ki dikkatimizi bu bölümün arka tarafındaki bir kafes çeker. Kafes kalın parmaklıklarla çevrilmiştir ve üzerinde "Dünyanın En Tehlikeli Primatı" tabelası bulunmaktadır. Parmaklıkların arasından baktığımızda şaşkınlıkla kendi yüzümüzü görürüz; alttaki açıklamada ise insanın, bilinen bütün hayvan türlerinin yok ettiğinden daha fazla türü yok ettiği yazar. Gözlemci konumundan -kendimiz tarafından- gözlenen konumuna geçeriz. Peki, gördüğümüz nedir?

Kitabı Mukaddes, Adem ve Havva'nın iyi ve kötüyü bilmeyi sağlayan bilgi ağacının meyvesinden yediklerinde asla başlangıçtaki masumiyetlerine dönemeyecek şekilde farklı varlıklara dönüştüklerini söyler. Bunun öncesinde dünyaya ilişkin bilgileri çıplaklıklarında ifade edilmişti. Salt bilginin masumiyetinde bu çıplaklıkla yaşıyorlardı. Sonra çıplak olduklarını bildiler; bildiklerini bildiler.

Bizler şüpheye yer bırakmayan, sıkı sıkıya bağlandığımız algılarımızın, kesinliğin dünyasında yaşama eğilimindeyiz: Kanaatlerimiz, gördüklerimizin gördüğümüz gibi olduğunu kanıtlar ve doğru bildiğimiz şeyin bir alternatifi söz konusu değildir. Bu bizim gündelik halimiz, kültürel duruşumuz, genel insanlık halimizdir.

Bizler yansıma veya düşünüme değil eyleme odaklanmış olarak yaşarız; dolayısıyla şahsi yaşamımız kendinden bihaberdir. Sanki bir tabu "Bilmek hakkında bir şey bilmek yasaktır" der. Esasında bize en yakın olan dünyayı, algı dünyamızı neyin oluşturduğunu bilmemek büyük bir utançtır. Bu dünyada utanılacak pek çok şey vardır; ama bu cehalet en kötülerinden biridir.

çok ağır bir yükü taşıyabilmek için
merkezini bilmek gerekir
keza ruhlarını güzelleştirebilmek için
doğalarını tanımaları elzemdir insanların


Renkleri nasıl gördüğümüzü izah etmek kolay değildir. Fakat bu izah açısından önemli olan, nesnelerden bize ulaşan ışığın özelliklerinin gördüğümüz nesnelerin rengini belirlediği fikrini bir kenara bırakmaktır. Bunun yerine bir rengi görmenin sinir sisteminde, sistem yapısı tarafından belirlenen özgül bir örüntüye, çeşitli faaliyet durumlarının oluşturduğu örüntüye karşılık geldiğini anlamaya yoğunlaşmalıyız. (bkz. Renkli Gölge Deneyi)

Bilmek etkin bir eylemdir, yani canlıların varoluş alanında etkin biçimde faaliyet göstermektir. Her bilme eylemi bir dünya yaratır.

Alınıtıdır 
nurmaris